Genetiği Değiştirilen Ürünlerin Arılar Üzerine Etkileri




GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ ÜRÜNLERİN ARILAR ÜZERİNE OLASI ETKİLERİ

Meyve ve tohumun üretilebilmesi açısından bitkiler döllenme ihtiyacı hissederler. Döllenme ihtiyacını karşılayan tozlaştırıcılar ise bitki üretiminde hem verimi ve hem de kaliteyi artırmakla birlikte ekolojik dengenin sağlanmasına büyük katkı vermektedir. Dünya üzerinde en fazla tozlaştırıcı etkiye sahip olan varlıklar ise arılardır. Kültür bitkisi olarak bilinen 1500 bitkinin %30 kadarını arılar döllemektedir. Ticareti yapılmakta olan tarım bitkileri arasında genetiği değiştirilmiş olan soya, mısır, pamuk gibi bitkiler ise arılar açısından da nektar ve polen kaynağı niteliği taşımaktadır. Genetik yapısı değiştirilmiş olan tarımsal ürünlerin sağlık konusunda yaratmış olduğu tartışmalar yer almaktadır. Transgenik özellik taşıyan bitkilerin arı ve arı ürünlerini ne denli etkilediği konusunda yeteri kadar bilgi yoktur. Bu sebepten dolayı genetik yapısı değişen ürünlerin ekoloji ve sağlık üzerine etkisinin iyi araştırılması gerekmektedir.

Genetiği değiştirilmiş bitkilerin arılar açısından etkilerine bakılacak olursa şayet; bitkilerden üretilmiş olan polen, bal gibi arı ürünlerinin ne derecede risk taşıdığı, genetik yapısı değiştirilen bitkilerden kaynaklanan gen akışındaki arıların rolleri ve arı sağlığına etkisi gibi sorunlar ele alınabilir. Doğrudan etki olarak düşünülürse arıların genetiği değiştirilen bitkilerden toplamış oldukları polen, nektar vb. ürünleri tüketmeleri sırasında aktarılmış olan yeni proteinleri de almaları ile oluşacaktır. Dolaylı yönden etkisi ise transgenik özellik taşıyan bitkinin morfolojisi ile besin değerinde meydana gelebilecek değişikliklerdir.

Günümüzde Avrupa ülkelerinde ve ülkemizde de görülen arı ölümleri sebepleri arasında genetik yapısı değiştirilen ürünlerin etkisi olabileceği konusunda görüşler vardır. Fakat bu görüşler ise bilimsel olarak henüz kanıtlanmamıştır. Genetik yapısı değişen ürünlerden elde edilen polen ve nektarların insan sağlığı açısından etkileri ise henüz yeteri kadar bilinmiyor. Fakat alerjik reaksiyonlara yol açabileceği konusunda ise yaygın bir kanı meydana gelmiştir.

Genetik yapısı değişen ürünlerde arılara etkilerin belirlenmesinde bazı testlere ihtiyaç vardır. Bu bitkilerden elde edilmiş olan nektar ve polen gibi gen ürünleri düzeylerinin saptanması, genetik yapısı değişmiş bitkiden arının toplayıp tüketebileceği nektar ve polen miktarı ile ergin arı ve larvaların tüketebileceği en yüksek protein düzeyleri tahmini ve bunların toksitite etki testleri, ana arının döl verimleri, erkek arıların sperm düzeyleri gibi özellikler maruz kalabilecek maksimum seviyelere uygun aktarılmakta olan protein dozunun belirlenmesi olarak sıralanabilir.

Genetik yapısında değişim meydan gelen bitkiler ile değişime uğramayan bitkiler arasında tozlaşma sonucunda oluşabilecek melezlenmenin aza indirgenmesi için ayrı ve uzak mesafelerde yetiştirilmesini yanı sıra, izole bölge oluşturma gibi önlemler alınabilir. Aynı zamanda bu bitkilerin ekim zamanları ve çiçeklenme zamanları farklılığı sağlanarak tozlaşma önlenebilir.
Blogger tarafından desteklenmektedir.