İşçi Arıların Nöbetçilik Dönemi




İşçi arıların ilk üç dönemindeki kovan içi faaliyetlerinde bir önceki yazımızda bahsetmiştik. Dördüncü dönemde artık kovan önünde işçi arılar nöbet tutmaya başlamaktadır. Vücut yapılarında değişim meydana gelerek iğne bezlerinde oluşan gelişim sonucunda zehir üretimi gerçekleşmeye başlar. Bu dönem itibari ile kovan önünde nöbet görevini üstlenerek dışarıdan gelebilecek olan tehlikelere karşılık olarak önlem almış olurlar. Dışarıdan gelen diğer arılarda ancak kovanın giriş deliği önünde nöbet tutan arıların kontrolü ile içeri girebilmektedir. Bir işçi arı eğer görevi bırakırsa hemen başkası onun yerine görevi devralmaktadır. Gardiyan olarak tabir edebileceğimiz görevdeki işçi arılar ise kovana yabancıların girişine hiçbir şekilde izin sağlamazlar.

Arıların hepsi dışarıdan bakıldığında birbirine benzemelerine karşılık kovan içerisine eğer yabancı arı girmiş ise hemen teşhis edilmektedir. Bu ayrımı ise her kovanın kendine özel kovan kokusu olmasından dolayı yapabilmektedir. Arılar bu koku sayesinde dışarıdan gelen arının kovana ait mi yoksa yabancı bir arımı olduğunu tespit etmektedir. İşte eğer dışarıdan yabancı bir arı kovana girmeye çalışacak olursa kovan önündeki nöbet tutmakta olan arıların saldırısına maruz kalarak öldürülür. 

Kovan önünde eğer nöbetçi arılar yabancı bir arı ile karşılaşması halinde ise sert tepki göstermektedirler. Nöbetçi arılar iğnelerini kullanarak saldırırlar. İşte bu saldırıyı ateşlemekte olan nöbetçi arının iğnesinden salgılanmakta olan kimyasal maddedir. Bazı zamanlarda ise saldırı başlatmakta olan koku haricinde huzursuz olan hayvanın belirtileri de diğer arılara sinyal niteliği taşımaktadır. Eğer bu koku ne kadar güçlü olacak olursa diğer arılarında saldırganlığı o derece yüksek derecede olacaktır. İşte arıların birbirleri ile iletişime geçebilmesi adına bu salgı oldukça fazla önem taşımaktadır.

Nöbetçi arılar bu dönemde kendilerini kovanı korumak adına adeta siper ederler. Yabancı arıya saldıran nöbetçi arı eğer iğnesini geri çekemeyecek olursa ölümle karşılaşabilir. Bal arılarının iğne yapısı kirpik dikenine benzer ve bu sebepten ötürü geri çekmekte zorlanabilir. 

Nöbetçi arı eğer iğnesini başka bir arıya da ya da hayvana batırdığında geri çekebilir ve kendisinde herhangi bir zarar söz konusu olmaz. Ancak insanları soktuktan itibaren arı uçmaya çalıştığında iğnesi soktuğu yerde kalır ve arı karnı yırtılmaktadır. İç organının tahrip olması sonucunda ise arının ölümü gerçekleşmektedir. Arı öldükten sonra salgı bezi arı vücudundan kopmasına karşılık soktuğu kişiye bir süre daha zehir aktarmaktadır. 



Blogger tarafından desteklenmektedir.